Yazarlar

KENDİLERİNİ BİRAZ MİSAFİR EDİP BIRAKACAĞIZ

TweetlePaylaşPaylaşPin0 PaylaşımlarGARA’da eli bağlı 13 vatan evladı haince şehit edildi. Neye karşılık ellerinde tuttuklarını bilemiyoruz. Sn.Kılıçdaraoğlu “bunlar için 5 yıldan beri ne yaptınız” diye sorunca onunda bu konudan haberdar olduğunu öğrendik…

KENDİLERİNİ BİRAZ MİSAFİR EDİP BIRAKACAĞIZ

GARA’da eli bağlı 13 vatan evladı haince şehit edildi. Neye karşılık ellerinde tuttuklarını bilemiyoruz. Sn.Kılıçdaraoğlu “bunlar için 5 yıldan beri ne yaptınız” diye sorunca onunda bu konudan haberdar olduğunu öğrendik. HDP’li Pervin Buldan ablamız kaçırılanlar ile alakalı PKK ile görüşmüş, kaçırılan asker ve polisler için “Kendilerini biraz misafir edecekler, sonra bırakacaklar” dediğini işitince devletinde bu konu üzerinde uzun zamandır istihbarati ve askeri çalışmalar yürüttüğü anlaşılmıştır.

İçişleri ve Milli Savunma Bakanları, konuya ilişkin çok net ve detaylı açıklamalar yaptı. Bu açıklamalardan da aldığımız ipucu ve bilgilerden de net olarak görüyoruz ki, ülkemizde yeni bir dönem başlıyor. Bu yeni dönemi anlamak için, Türkiye’de PKK sorununun son 20 yıldır ele alınışı doğrusu ve yanlışı ile incelenmesi gerekmektedir.

Ülkemizde PKK terörü ortaya çıktığı dönemden itibaren, her yönden çok büyük zararlara yol açarken, özellikle ABD’nin 1990’ların başlarında Irak’a askeri müdahalede bulunması ve bunun sonucunda da özellikle Irak’ın kuzey bölgesinde ortaya çıkan otorite boşluğu PKK terör örgütünün ve Kürt sorununun büyümesine neden olmuştur. PKK elebaşı Öcalan’ın 1999’da yakalanmasının hemen ardından, (bana göre o devirde Sn. Ecevit’in iktidara gelmesi için ABD tarafından teslim edilmiştir.) sansasyonel eylemlerle, sivil birçok vatandaşımızın canına kasteden hain örgüt, 2000’lerin başından itibaren yer altına ve mağara içine çekilerek eylemlerini dondurmuş ve tekrar güçlenerek terör ateşini azdırmak için içsel çalışmalara başlamıştı. 3 Kasım 2002’de Ak Parti’nin tek başına iktidara gelmesiyle birlikte, ülkemizin gelişmiş dünyaya entegrasyonu sürecine girilmesi, hızla Avrupa Birliği ile olan müzakereleri olgunlaştırmış ve bu sürecin önünde engel olarak görülen problemlerin üstüne gidilmiştir. Sözüm ona Avrupa Birliği’ne tam üyelik için, ama daha da önemlisi ülkemizin geleceği için kritik görülen mevzuat düzenlemeleri yapılmıştır.

Bu düzenlemeler neticesinde çözümü gereken en önemli problemlerden birisi ülkemizin Doğu ve Güney doğusu’nda yaşanan terör sorunuydu. İktidar bu sorunu, o güne kadar ele alınan asayiş ve güvenlik boyutunun ötesine taşıyarak sosyolojik, kültürel ve siyasi boyutlarıyla ele almış, TRT Şeş devlet eliyle Kürtçe yayın yapmış, özel radyo ve televizyonlara izin verilmiştir. Mardin Artuklu Üniversitesi, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Bingöl Üniversitesi, Dicle Üniversitesi ve Siirt Üniversitesi gibi Üniversiteler bünyesinde Kürtçe enstitüler açılmıştır. Ayrıca, Kürtçe kurslar açılması, mahkemelerde anadilde savunma yapma hakkının tanınması gibi birçok radikal düzenlemeler de hayata geçirilmiştir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne yapılacak yatırımlara ciddi teşvik imkanları sunularak o bölgedeki ekonomik kalkınmanın önü açılmıştır.

Yani Cumhuriyet döneminde hiç olmadığı kadar, gerek Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri ile ilgili coğrafi olarak, gerekse Kürt kökenli vatandaşlarla ilgili sosyolojik olarak, ekonomik, siyasal ve kültürel ve ekonomik düzeyde ciddi atılımlar yapılmıştır.

 

Peki sonuç ne olmuştur?

  • Tüm bu atılımlar karşısında, derinleşen bir ihanetle kalleşliğe devam eden PKK, PKK’nın Ankara bürosu olarak çalışan ve bu milletin verdiği vergilerle milletvekilliği imkanlarından faydalandırılan ve Gazi Meclis’te HDP ve onun sözde vekilleri.
  • Sırf iktidara gelebilmek, 2 milletvekili daha çıkarabilmek için HDP’ye yalakalıkta sıraya giren CHP, İYİ parti ve Saadet Partisi gibi siyasi partiler ve mensupları,
  • İkiyüzlü ABD,
  • İkiyüzlü Avrupa,
  • Türkiye’den para kazanan, Türkiye’de iş yapan, ekmek yiyen ama kazandığı parayı PKK ve destekçileri ile paylaşan sözde iş adamları ve
  • Tüm bu ihanete rağmen PKK’nın emrinden çıkmayan bir kısım vatandaş…

Herkes teröre verdiği desteğin cezasını en ağır şekilde çekecektir.

Ancak bugün bir Kürt kökenli Türk vatandaşı, Antalya’da, İstanbul’da, Bursa’da rahatlıkla ve doğal olarak en güvenli şekilde seyahat ediyor, yaşıyorsa, Kürt olmayan Türk vatandaşları da Diyarbakır’da, Şırnak’ta, Mardin’de aynı güvenliği hissetmeli ve yaşamalıdır.

Devlet Mardin Şırnak arasına otoban yapacak olup, firma çalışacak kalifiye eleman ararken, İstanbul İzmir otobanında çalışan Kalifiye Kürt eleman dahi orada çalışmaya gitmemektedir.  Öyleyse burada büyük bir haksızlık söz konusu olup problem ciddi demektir.

Devlet, sosyolojik, kültürel, siyasal olarak üstüne düşeni fazlasıyla yapmıştır ve yapmaya da devam etmektedir. Bundan sonrasını hainlik yapanlar düşünmelidir.

WhatsAppMa Free Mod Download

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL