Yazarlar

SADECE ANŞILMAK

TweetlePaylaşPaylaşPin0 Paylaşımlar  Tüm anneler özeldir ve kıymetlidir fakat engelli bir çocuğun annesi hem çok özel hem çok kıymetlidir.Eli öpülesi kahramanlardır onlar.Hayatın ağır yükünü iliklerine  kadar yaşayan nadide insanlardır onlar.Bu değerli..

SADECE ANŞILMAK

 

Tüm anneler özeldir ve kıymetlidir fakat engelli bir çocuğun annesi hem çok özel hem çok kıymetlidir.Eli öpülesi kahramanlardır onlar.Hayatın ağır yükünü iliklerine  kadar yaşayan nadide insanlardır onlar.Bu değerli varlıkları birazcık da olsa anlayabilmek adına yaşadıkları duyguları kendi cümleleriyle aşağıya alıyorum

TÜM YÜK ANNEDE!

Engelli çocuğu olan bir kadın şöyle anlatıyor düşüncelerini:

Bir engelli annesi olarak yaşadığım sorunların başında en büyük problem toplumdan dışlanmak. Ben ve çocuğum kendimizi rahatsız hissettiğimizden hep gergin oluyoruz ve kimsenin evine gidemiyoruz maalesef. Sosyal hayatımız yok, eşlerimizden de çok destek görmüyoruz. Maalesef tüm yük annede sürekli çocuğumuza dikkat etmekle meşgulüz. Hayattan kopuk yaşıyoruz. Mesela anne hastalandığında engelli çocuğuna yeterince bakamadığında hastalık işkence gibi oluyor. Bir yanımızı hep eksik hissediyoruz. Hayatı yarım yaşıyoruz maalesef.

‘BEN ÖLÜNCE ÇOCUĞUMA NE OLACAK’ DÜŞÜNCESİ İLE YAŞAMAK İSTEMİYORUZ

Bir başka anne ise şöyle anlatıyor derdini:

“Zihinsel Otizm Down Sendromlu ve nice engelli çocuklarımızın aileleri olarak en büyük sıkıntımız çevresel faktörler. İnsanlar tarafından dışlanmak, tuhaf bakışlara maruz kalmak, insanların bulaşıcı hastalığımız varmış gibi uzak durmaları, biz anneleri en başta psikolojik olarak çok yıpratıyor. Gerek kendi ailemiz gerekse komşularımızın evlerinde rahat edemiyoruz. Bu yüzden anneler olarak kendimizi eve kapatmak zorunda kalıyoruz ve bu bizi çok yoruyor.

Devletin bu konuda engelli çocuğu olan ailelere düzenli olarak psikolojik destek sunmasını istiyoruz. Bunun biz anneleri biraz da olsa rahatlatacağını düşünüyorum. Ayrıca özel eğitim okullarının eğitim saatleri çok yetersiz. Toplum bilinçlendirilmeli, annelere de bu konuda psikolojik destek verilmelidir. Babalara çok iş düşüyor ama çoğumuzun eşleri engelli çocuklarını kabul dahi etmiyorlar. Bunun için eğitim seminerleri ve bu alanın uzmanlarından destek talep ediyoruz. Kısacası “Ben ölünce çocuğuma ne olacak” düşüncesi en büyük korkumuz. Bu düşünceyi kafamızdan atacak en azından bizi biraz olsun rahatlatacak toplumsal düzene ihtiyaç duyuyoruz. En büyük engel sevgisizliktir…”


Özge doğduğunda anne oldum. Özel (engelli) bir çocuğun özel annesi oldum. Engelli bir çocuğun annesi olmak nasıl bir duygudur bilir misiniz?!  Engelli bir çocuğun annesi olmak; anne olmaktan çok daha bambaşka bir varlık olmak.Engelli bir çocuk dünyaya getirdiğinde sadece bir anne olmuyorsun.. dünyaya getirdiğin çocuğun ta kendisi oluyorsun, onun hissettiği tüm duyguları hissediyorsun,onun gözüyle bakıyorsun hayata ve her şeye..!!! ikiniz adına güçlü olmak istiyorsun.. bir panter kadar güçlü.. sabırlı olmak istiyorsun.. tesbihin doksan dokuzuncu taşı asla düşmesin istiyorsun..!!!

Özge doğduğunda engelli olduğunu bir zaman ailemden sakladım.. hiç kimse bilmesin istiyordum.. bir süreç yaşıyordum.. med-cezirlerdeydim.. önce ben kabullenmeliydim.. (bebeğim benim..) bir çocuk engelli doğduğu an’da, annesi bile gel-gitler yaşıyorsa, o an’da başlıyor mücadele..!!!

gel-gitlerim engelli bir çocuğun annesi olduğum için değildi.. çocuğumun yaşayacağı zorlukları düşündüğüm içindi.. çok şükür yaşadığım süreci kolay atlattım.. bebeğimi kabullendim..!!!

iki yaşından sonra engelinin farkına vardı.. bana hiç sormadı.. ”anne ben neden böyleyim” diye.. sormasına fırsat vermedim.. dedim ya; ben ”o” olmuştum.. ne düşündüğünü, ne hissettiğini düşünüyor ve hissediyordum.. soru gelmeden ben; sohbet/cevap tarzında kızıma engelini anlatıyordum.. onun için sormasına hiç gerek kalmadı..

..ve dışarı çıkmalarımız.. insanların bakışına maruz kalmalarımız..!!! küçücük çocuk dışarı çıktığında çocukluğunu yaşayamıyordu.. tasasız/dertsiz ”çocuk” olması gerekirken, o insanlarla mücadele ediyordu..!!! ”bakana bakma” oyunu oynuyordu.. kendisine bakıldığını hissediyordu/hissediyordum.. ve tepki veriyordu.. kaşları çatılıyor, yüzündeki tebessüm kayboluyordu.. bir çok kez hem büyük insanlardan, hem küçük çocuklardan ”sakat” kelimesini duyardık.. ve özge hemen tepki verirdi.. ”ben sakat değilim, doğuştan bacağım kısa..”

evet, kızım sakat/özürlü/engelli değildi.. doğuştan bacağı kısa bir ”insan” dı..!!!

ama ”engelsiz” insanlar, ”insan” olduğumuzu anlayamadılar.. bize uzaydan gelmiş farklı bir ”yaratık” gibi baktılar.. bizde tıpkı sizin gibiydik/gibiyiz.. yani ”insan” ız..!!! bunu kabullenmek bu kadar zor mu..?!!!

bedensel engel nedir?! engelsiz insanların engel olarak gördüğü ”bedende ki engel” i ben neden engel olarak göremiyorum..?! yoksa benim düşüncelerim/yüreğim/beynimde mi bir engel var (!)

özge doğuştan ”bacağım kısa” dedi ve kendine güvenen bir çocuk olarak yetişti.. 1. sınıfa giderken 23 nisanda folklora bile katıldı.. öğretmeni başta tepki verdi.. engelsiz insanlar ”sakat bu, bir şey yapamaz” diye düşünür ya..!!! özge ısrarla katılmak istedi.. ve katıldı.. folklor giysileri ve sol bacağında 6 santim yükseklik olan ayakkabısıyla çok güzel/başarılı bir oyun sergiledi.. insanların ”sakat” olarak gördüğü bebeğimle gurur duydum..!!! bir kez daha verdiği mücadeleyi kazanmıştı..!!!

iki buçuk yaşında ilk ameliyatını oldu.. ilizarov yöntemi ile uzatma yapıldı.. bacağımızda kocaman demirler.. özge ye geçmiş olsun’a bir bayan gelmişti.. özge kucağımda; bayan bacağına bakıyor.. nerdeyse ağlayacak bayan..!!! ahh ah! vahh vah! özge tebessüm etmeye başladı.. bayan ne yapıyor diye..?! bir bana bakıyor, bir bayana bakıyor.. biz birbirimize bakıştıkca tebessüm ediyoruz.. bayan gittikten sonra özge ”anne bu kadın ne yapıyordu öyle, deli mi ne..” diye sordu.. çocuk kendi üstüne alınmadı bile.. çünkü; biz kendimizi zavallı/acınacak olarak görmüyoruz.. bizi öyle gören engelsiz insanlar.. ve bizimde kendimizi acınacak/zavallı hissetmemizi sağlamaya çalışıyorlar..!!!
anlatmak istediğim;
çocuksan, hele birde engelliysen, işte o an’da başlar hayatla ve engelsiz insanlarla mücadelen..!!!

 

 

Evet değerli okurlar,sadece iki annenin yaşadıklarını az da olsa resmetmeye çalıştık.Emin olun çok daha fazlasını yaşıyor bu anneler.Sevgili babalar evet gün boyu çok yoruluyorsunuz farkındayım; fakat annelerin de ne kadar yıprandığının bilincinde olmamız ve onlara her türlü desteği vermemiz lazım. toplumsal olarak da çok ciddi anlamda sorumluluğumuz büyük.Engelliler ve anneleri çok şey istemiyor bizden. Sadece anlaşılmak isteniyorlar.

SADECE ANŞILMAK

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL